الصافات
Saffat Suresi
اِلَّا عَجُوزاً فِي الْغَابِر۪ينَ
Meal ve Tercümeler
51 yazarSadece geride kalanlar içinde olan bir kocakarı (Lut a. s. ın iman etmeyen karısı) hariç.
Geride bırakılanlar arasında bir yaşlı kadın dışında.
Sadece yaşlı bir kadın helak olanlar arasında kaldı.
(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Ancak geride kalan yaşlı kadın hariç.
kalan bir karıdan başka batanlar içinde
geride batanlar arasında kalan bir kadın hariç.
Geride bırakılanlar arasında bir yaşlı kadın dışında.
(Azabda) kalanlar içinde bırakılan bir koca karı müstesna idi.
Geridekiler arasında kalan bir kocakarı müstesna.
geride kalanlar arasında bulunan yaşlı bir kadın dışında;
Sadece geride kalanlardan olan yaşlı bir kadın dışında.
(134-135) Onun suçlu kentini cezalandırırken, geride kalanlar arasında yer alan yaşlı eşi hariç, kendisini ve ailesini kurtardık.
Yalnız (azabda) kalacaklar arasında bulunan acuze bir kadın hariç.
Ancak terk edilenler içinde kalan kocakarı hariç.
geride kalıp toz olmayı tercih eden yaşlı bir kadın dışında,
Ancak geride kalan acuze[1] bir kadın hariç.
Geride kalanlar arasında bulunan yaşlı bir kadın dışında.
Ama onlardan bir ihtiyar kadın küller altında kaldı.
Ancak geride kalan yaşlı kadın hariç.
(134, 135) Hani biz geride kalanlar arasındaki yaşlı (eşi) hariç, onu ve bütün ailesini kurtarmıştık.[1]
Ancak geride kalan acuze[1] bir kadın hariç.
Ancak geride kalan acuze[1] bir kadın hariç.
(Bedeninin) kalıntısı kalacak olan[1] ihtiyar bir kadın (Lut'un karısı) hariç[2].
Only the old woman was doomed.
Except an old woman who remained.
Except an old woman who remained.
Except an old woman (his wife) who was among those who remained behind.
except for an old woman who stayed behind-
Except an old woman who was among those who lagged behind:
except for an old woman who was among those that stayed behind.[1]
Save an old woman among those who stayed behind;
except an old woman among those remaining behind.
except an old woman,[1] who was one of the doomed.
Except [his] old ugly woman who had to be punished [for not obeying him].
except an old woman among those who stayed behind.
Except an old woman who was amongst those who lingered behind.
except an old woman, his wife, who perished among those that remained behind:
Except an old woman among the laggards;
except an old woman among those who remained behind.
Except an old woman (who) was among those who stayed behind (and did not go with those delivered).
save an old woman among those that tarried;
except an old woman amongst those who lingered;
Except an old woman who was one of those who stayed behind.
Except an old woman -his wife- who was left behind to perish in the general ruin.
Except an old woman (his wife) who was with those who fell behind:
Except an old woman who remained.
except an old woman who was among those that stayed behind;
Except his wife among those who remained [with the evildoers].
Except an old woman who was among those who stayed behind in belief.
Save an old woman among those who stayed behind;